İÇERİKLER
Turizm

BEŞ KÖPRÜ ( JUSTINIANUS KÖPRÜSÜ)

Beşköprü, Adapazarı şehir merkezinin 5 kilometre güney-batısında, Sakarya nehri eski yatağı üzerinde, Beşköprü mahallesinde yer alır. Bizans İmparatoru Justinianus yaptırması sebebiyle Justinianus Köprüsü ismini alır. Bizans dönemine ait tarihi bir yapıdır. Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 14.02.1986/1900 sayılı kayıtlı Taşınmaz Kültür Varlıkları kapsamındadır. Bizans İmparatoru Justinianus (527-565) tarafından miladi 559-562 arasında köprü vadinin en dar yerine inşa edilmiştir. Erken dönem Bizans eserlerinin Doğu Marmara’daki en görkemli eserlerinden biridir. Sakarya Nehri 13. yüzyılda büyük bir sel ile yatak değiştirmesine kadar yaklaşık 700 yıl buradan akmış, selden sonra 3 kilometre daha doğuda olan güney-kuzey doğrultusundaki bugünkü yatağına yerleşmiştir. Köprü bugün Sapanca gölünün deşarjı olan Çark suyunun (Melas) bir gözünden aktığı kuru bir vadide kalmıştır. Adapazarı ilçe sınırlarına giren tren yolu köprünün doğu ucundan birinci kemer altından tepe içerisine genişletilmiş 5.0 metre genişliğindeki bir geçitten geçerek şehir merkezine ulaşmaktadır. 1990-1995 yılları arasında, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan onarımda, köprü döşemesi düzeltilmiş ve her iki yanına kesme taşlarla koruma amaçlı parapet düzenlenerek taşıt trafiğine kapatılmıştır. Köprü gövdesi açıklıkları 19.5 metre ile 23.5 metre arasında değişen, çift sıra kesme kalker taş ile düzenlenmiş 7 ana kemer ve açıklıkları 3.00 metre ile 9.50 metre olan, tek sıra kesme taş ile, 3 adet doğu ucunda, 2 adet batı ucunda düzenlenmiş 5 tali kemerden oluşmaktadır.

Apsisli Yapı ve Zafer Takı; Köprünün doğu ucunda kontrol kulesi niteliğinde, kısmen bozulmuş apsisli bir yapı mevcuttur. Yapının üzeri 6.30 metre çapında kesme taştan yarı kubbe ile örtülüdür. Texier köprünün batı ucunda 4.30 metre kare tabanlı iki ayağın üzerine oturan 6.20 metre genişliğinde, 10.37 metre yüksekliğinde bir zafer takı (kapısı) olduğunu 1845 tarihli gravürde resmedilmiştir. Ancak bu kapı yüzyılın başlarında çekilen fotoğrafta görülmemektedir. Bu temeller 1988 yılı kazısında ortaya çıkarılmıştır.

HARMANTEPE KALESİ

Harmantepe Köyü’nün kuzeyinde yer alan kale bir tepecik üzeride yer almaktadır. Adapazarı’nın 13 kilometre uzaklıkta olup il içerisinde nerdeyse tüm hatlarıyla ve savunma sistemleri ile gelebilen ender kalelerden biridir.  Kale Bizans’ın doğu sınırını korumak amacıyla Sakarya nehrinin batı yakası boyunca birbirini gören ileri karakol ve gözetleme kuleleri taşıyan savunma yapılarından biridir. Kalenin ana giriş kapısı güneyde olup, kalenin farklı yönlere bakan değişik ebatlarda beş adet yuvarlak kemerli girişleri mevcuttur.  Sur duvarları yaklaşık olarak daireye yakın dikdörtgen planlı olup 17000 metrekareIik bir alanı kaplamaktadırlar. Duvarlar arazi yapısına bağlı ve kullanılan bölüme göre yükseklik en fazla 10 metre. genişliği 4 metredir. Kuleleri kareye yakın dikdörtgen planlı toplam altı kulelidir. Tam olarak sağlam gelebilmiş olanlarından tespit edilebildiği üzere dış boyutları 440x315 santimetredir. Harmantepe Kalesi mimari yapısı ve taş işçiliği yönünden, bölgemizdeki diğer kalelerle benzer özellikler taşımaktadır. Duvar işçiliğinde, çeşitli boyutlarda kaba dikdörtgen kesimli taşlardan kullanılmıştır. Duvar dolguları moloz taş ve beyaz renkli oldukça az çakıl katkılı ve sert kireç harcının kullanılmasıdır. Duvarın toprak altında kalan bölümlerinde ise duvarların beyaz bir harçla sıvandığı görülür.

SAKARYA KÖPRÜSÜ (TRABZANLAR KÖPRÜSÜ / GÜNEŞLER KÖPRÜSÜ)

Sakarya Köprüsü Adapazarı’nın kuzeydoğusunda Sakarya Nehri üzerinde Köprübaşı mahallesinde yer alır. Trabzanlar ve Güneşler köylerine olan yakınlığından dolayı belirttiğimiz isimleri alır. Günümüzde kullanılan köprünün yerinde daha önceleri yer alan ve Tavuklar Köprüsü diye bilinen ahşap köprü Kurtuluş Savaşı’nda çatışmalara sahne olur. Birliklerimiz tarafından yakılarak düşmanın köprüyü kullanarak nehrin doğusuna geçmesi engellenmiştir. Yanan Tavuklar Köprüsü’nün yerine Bizzat Atatürk’ün Emri ile inşa edilen Sakarya Köprüsü Browstrink tipinde inşa edilmiş olup her iki yandan her biri 35 metre açıklığa sahip üçer büyük kemerle taşınmaktadır. Yarım daire formundaki betonarme kemerlerin iç kısımları dikey beton hatıllarla takviye edilmiş olup üstten ikişer betonarme kirişle karşılıklı olarak birbirlerine bağlanmıştır. Köprü dört betonarme ayak üzerine yerleştirilmiştir; Bunların ikisi nehrin ortasında, diğer ikisi köprünün uç kısımlarındadır. 


Mühendisliği’ni Reşat Hatunoğlu’nun yapmış olduğu Sakarya Köprüsü’nü dönemin Nafia Vekili (Bayındırlık ve İskân Bakanı) Ali Çetinkaya tarafından Mayıs 1937’de hizmete açılmıştır. 108.60 metre uzunluğunda, 4.80 metre genişliğindedir. 1967 yılında İstanbul-Ankara karayolunun şehir dışına alınması ile eski önemini yitiren köprü günümüzde de kullanılmaktadır.

TÜRBELER

Adapazarı ilçesinde kayıtlı üç türbe bulunmaktadır. Kahraman Baba Türbesi: Hz. Seyit Kahraman Hz. Kureyş Kabilesindendir. 1414 yılında şehit olan Hz. Seyit Kahraman Türbesi Karaman Mahallesi tepesinde bulunmaktadır. Her yıl Kahraman Baba anma törenleri yapılarak hayır pilavları dağıtılmaktadır. Bir diğer türbe Karakamış Türbesidir: Hz. Seyit Kahraman kardeşinin oğlu Çavuş Abdullah Kadir ve kız kardeşi Fatma’nın 1668 tarihli mezarlarının bulunduğu türbedir.Karakamış Köyünde bulunması sebebiyle bu adı almıştır. Üçüncü son türbe ise Osman Bin Zeyd Ensari Türbesi’dir, Eshab-ı kiramdandır. Peygamberimizin “sallallahü alayhi ve selem” mihmandarı Ebu Eyüb Ensari’nin kardeşi olduğu belirtilmektedir. Türbesi Adapazarı Kaynarca yolu üzeri Emirdağ mezarlığı yanındadır. 

MEZARLIKLAR

Adapazarı mezarlıklarında Osmanlı dönemi 18. ve 19. yüzyıla ait karakteristik izleri ve özellikleri taşıyan mezarlar bulunmaktır. Bu mezarlar Osmanlı kültürünün, inancının günümüze kalan bir yansımasıdır. Mezar taşları bir milletin tarihi belleği, tarihi belgeleridir. Bulunduğu coğrafyada kimlerin yaşadığını gösteren en önemli kanıtlardan bir tanesidir. Bir milletin tapu senetleridir ki bu mezarlar Osmanlı medeniyet’inin izdüşümlerini gösteriyorsa daha da önemlidir. Bu mezarlar üzerinde dönemi içerisinde mermer yazılarda çoğunlukla kullanılan sülüs ve talik yazılar kullanılmıştır. Zaten Osmanlı dönemi mezar taşları ve kitabeleri gerek işçiliği, gerek yazı sanatıyla birer sanat harikası olup bir dantel gibi taşa oyulmuştur. Taşların üzerinde meftunun kimlerden olduğu doğum ve ölüm tarihleri, mesleği arzusu yazılmıştır ki hepsinin sonunda beklenen tek şey, ruhlarına birer “Fatiha” okunması isteğidir. Adapazarı’nda Osmanlı mezarları olarak Dağdibi, Karaman, Camili, Emirdağ mezarlıklara dağılmıştır. Dini kültür varlıklar olarak kayıtlı olan Osmanlı mezar taşları yoğun olarak “Yorgalar Mezarlığı”nda bulunmaktadır. Bu mezarlığın bir bölümü “Adapazarı Şehitliği” olarak düzenlenmiş olup, mezarlık kültür varlıkları içerisinde 22.01.1989/363 sayılı kayıtla dinsel alan olarak tescillenmiştir.

CAMİLER

Kültür varlıkları kapsamında Adapazarı ilçesinde tescilli olarak yedi cami bulunmaktadır. Adapazarı’nda dini tesisler bağlamında ilk cami Konuralp’in 1326’da bölgeyi fethinden sonra şehrin merkezi de ahşap bir Orhan Camii inşa edilmesidir. Adapazarı’nın, XVIII. yüzyılın başlarına doğru nüfus olarak büyümesi, ticari hareketliliğin artması ve şehrin şehircilik olarak gelişmesine bağlı zanaat çarşıların kurulması çevre köy ve kasabalardaki halkın alışveriş yapmak ürünlerini satmak için  “Ada”nın “Pazarı”na gelmeleriyle şehir içerisinde dini vecibelerini yerine getirecekleri camilere ihtiyaç duyulmasıyla Pazar alanlarının yanlarında şehrin ileri gelen kişiler ve hayırseverler tarafında camiler yaptırılmıştır. Bugünde şehrin ticari alanlarında ki esnaf eşrafının ve halkın kullanımına açıktır. 
Adapazarı İlçesinde kültür varlıkları kapsamında tescilli 7 adet cami bulunmaktadır. Orta Camii (1760),  Ağa Camii(1809), Şerefiye Camii (1809),  Orhan Camii (1894),  Yeni Camii (1948)  İhsaniye Camii (1951), Hasırcılar Camii (1965).

ÇEŞMELER

Adapazarı’nda içme suyu ihtiyacı bahçelere açılan kuyular daha sonra bu kuyulara takılan tulumbalar, tulumbaların yerini alan mahalleler aralarına yapılan çeşmeler yer almıştır. Tarihsel kayıt olarak Adapazarı’nın çeşmelerle şehrin suya kavuşması mesirede kenarında bulunan melas deresinin üzerine yapılan çarkın yapılması ve bu çarktan Adapazarı merkezine su pompalanması milat olmuştur. Adapazarı ilçesinde Kültür Varlıkları kayıtlı olarak tespiti yapılmış Bezirci Sokak  Çeşmesi, Kemahlı Hacı İsmail Ağa Çeşmesi, Kömürpazarı Çeşmesi, Hacı Mehmet Hilmi Efendi Çeşmesiyle 4 çeşme, Kültür Varlıkları içerisinde yer almayan tespiti yapılmış Ekici Sokak Çeşmesi, Bostancıoğlu Sokak Çeşmesi, Başlar Sokak Çeşmesi, Alicanlar Evi Çeşmesiyle kayıtlı 4 çeşme, Kültür Varlıkları içerisinde Orta Camii’nin şadırvanı olmak üzere toplam 9 çeşme bulunmaktadır.

Kemahlı Hacı İsmail Ağa Çeşmesi;

Adapazarı İlçesi’nin tarihi çeşmelerinden öne çıkan çeşmelerden bir tanesi de Kemahlı Hacı İsmail Ağa Çeşmesi’dir. Bu çeşme diğer çeşmeler gibi 1999 depreminde ağır hasar görmesinden sonra kullanılamaz hale gelmiş ve kitabesi Sakarya Müze Müdürlüğüne kaldırılmıştı. Yerel Yönetim ve Yetkili Kurumların çabasıyla 2012 sonunda K.T.V.K.G.M. Bursa Kültür Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından başlatılan restorasyon çalışması sonucunda 2013 yılının son çeyreğinde çeşmesinde su içilebilecek hale getirilmesiyle çeşmenin kitabesinde yazdığı gibi  “El açıp su iç bu çeşmeden eyle şükûr,”

DÜNYANIN DÖRDÜNCÜ TÜRKİYE'NİN İLK DEPREM MÜZESİ

Bina 17 Ağustos 1999 yılında depreminde hayatını kaybedenler anısına Bayındırlık Bakanlığı tarafında simgesel olarak yapılan bina Adapazarı Belediyesi tarafından 2004 yılında Deprem Kültür Müzesi olarak düzenlenmiş bina kendi kategorisinde Dünyada 4. Türkiye’de ilktir. Cumhuriyet Mahallesi kavaklar caddesinde yer alan Deprem Kültür Müzesi 450 metrekarelik kullanım alanına sahiptir. Sergi stantları, sinevizyon salonu bulunan müzede; Adapazarı’nda meydana gelen 1943, 1967 ve 1999 yılı depremlerine ilişkin fotoğraflar ile suni deprem yaratan deprem platformu (simülatör/hareketli zemin),  depremde yıkılan binaların yapım tekniği ile ilgili inşaat malzemeleri ve sismograf ile depremle alakalı diğer unsurlar sergilenmektedir. Müze içerisinde 17 Ağustos 1999 depreminde hayatını kaybeden deprem şehitlerimizin tek tek isimlerinin yer aldığı 3891 kristal anıt bulunmaktadır. 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ORTAOKULU (ADAPAZARI ORTAOKULU) MÜZESİ 

2012 yılında okul bünyesinde kurulan müzedir. Müze içerisinde okulun 1915 kuruluşundan bugüne ulaşabilmiş Osmanlıca resmi okul belgeleri, fotoğraflar, tarihsel demirbaş okul araç gereçleri, öğretmen ve çeşitli öğrenci evrakları bulunmaktadır. Şehrin eğitim ve geçmişi üzere ender belge arşivlerinden oluşturulmuş okul müzesidir. Mustafa Kemal Atatürk Ortaokulu müdür yardımcılığı görevini sürdüren Uzman Tarihçi Fatih ODABAŞ tarafından bir yıllık sürdürülen çeviriler ve tasnif sonucu ortaya konulmuş, Adapazarı Belediyesi tarafından desteklenerek 2012 tarihinde geniş katılım bir törenle açılarak ilgi duyanların hizmetine sunulmuştur.

SAKARYA MÜZESİ (ATATÜRK EVİ)

1910-1915 yılları arasında dönemin Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Baha Bey tarafından üç katlı olarak yaptırılmıştır. Daha sonra Atatürk’ün yakın arkadaşı ve milletvekili Hasan Cavit Bey tarafından satın alınmıştır. 14-21 Haziran 1922 tarihlerinde Ankara’dan Adapazarı’na gelen Atatürk, İstanbul’dan gelen annesi Zübeyde hanım ile buluştuğu ve kaldığı evdir. Kültür Varlıkları içerisinde 08.01.1983/13517 Sayılı Kayıtla sivil mimari örneği olarak tescil edilmiştir. Konut Kültür Bakanlığınca kamulaştırılması yapılarak 1986 yılında dışı aslına uygun içi müze haline dönüştürülmüştür; Yapılan restorasyon ile iç mimarisi tamamen değişsede cephelerde bazı orijinal özellikler görülmektedir. Cepheler dönemin mimari anlayışına uygun olarak köşeler ve kat araları dışa taşkın profillerle belirlenmiştir. Süsleme bakımından fazla özellikleri olmayan yapıda dikkati çeken tek unsur geniş saçaklı çatının iç yüzeyinde yer alan ahşap çıta kari tekniğindeki süslemelerdir. Çatının köşelerinde yer alan, duvarlara bağlantıyı sağlayan kıvrımlı, zarif furuslar dikkati çeken diğer süsleme unsurlarıdır. 


Sakarya ili, tabii güzellikleriyle zengin bir ilimizdir. İl toprakları zelzele bölgesinde ve tarihi istila yolları üzerinde olduğu için tarihi eserlerinden mühim kısmı zamanımıza ulaşamamıştır.

Müzenin bahçesinde, Sakarya İli sınırları içinde bulunan Roma ve Bizans dönemlerine ait mimari parçalar, mezar taşları, sunaklar, yazıtlı taşlar, ostotek, pişmiş toprak erzak küpü ve sütün kaideleri sergilenmektedir. Müzenin sergi salonunda tarih öncesi çağlar ile Roma ve Bizans Dönemine ait bir grup arkeolojik eser ile Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemine ait etnografik eserler sergilenmektedir. Arkeolojik eserler arasında yassı el baltaları, pişmiş toprak kaplar, koku ve gözyaşı şişeleri, cam ve madeni eserler yer almaktadır. Etnografik eserler arasında Ulu önder Atatürk’ün kullandığı eşyalar ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait ateşli ve kesici silahlar, mühürler, bakır kaplar ve el işlemeleri teşhir edilmektedir. Sikke vitrininde, Hellenistik, Klasik, Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemlerine ait sikkeler bulunmaktadır. Sakarya müzesinde eser çeşidi ve sayısı olarak: Arkeoloji 232, Etnografik 188, Sikke 1506, Mühür ve mühür baskısı 19, El yazması 4 olmak üzere toplam 1949 parça eser bulunmaktadır. Sakarya Müzesinin 2012 yılında ev sahipliği yaptığı BITHYNIA Sergisi öne çıkmıştır. “Avrupa Birliği- Türkiye Kültürler arası Diyolog Müzeler Bileşeni” üstlenilen sergi Bithynia dönemini ortaya koymuştur. Bithynia, M.Ö. 1200-700 yılları arasında Trakyalı halklarının yurdu olarak anılır. Sakarya sınırları içerisinde kalmaktadır.

POYRAZLAR ( TEKE) GÖLÜ

Adapazarı’nın kuzeyinde merkeze 10 kilometre mesafede bulunmaktadır. Sakarya Karasu yolu Poyrazlar Köyü sapağı veya Karasu Kömürlük Köyü sapağından ulaşılır. Yüzölçümü  60 hektar, sahil uzunluğu 24 kilometredir. Sakarya Irmağının eski yatağında meydana gelmiştir; Irmağı’nın fazla suları Kapaklı Boğazı’ndan geçerek bu göle boşalmaktadır. Göl derinliği 60 metreye yakındır. Yalnızca güney kıyıları sığ ve sazlıklarla kaplıdır.  Poyrazlar Gölü ve çevresi 1993 yılında Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 2916 sayılı kararıyla birinci derecede doğal sit alanı ilan edilmiştir.  Göl kıyısı Orman Müdürlüğü tarafından 38 hektarlık alan B tipi mesire yeri statüsünde günü birlik piknik alanı olarak ayrılmıştır. Güney kıyılar sığ ve sazlıktır. Gölde tatlı su balıkları mevcut olup ulusal ve yerel olta balıkçılığı yarışmalarına ev sahipliği yapmaktadır. Poyrazlar Gölünün tepeleri de içine alan zorluk derecesi 1 olan 7 kilometrelik yürüyüş ve çevresini dolaşabileceğiniz bisiklet parkurlarıyla, göl bisikleti ile dönüş yolunu sudan yapabileceğiniz aktiviteler imkân vermektedir. Sakarya Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından “Durgun Su Kano Şampiyonaları” düzenlenmektedir. Poyrazlar Gölü, bozulmamış doğasıyla, çevre illerden gelen ziyaretçilerine günü birlik dinlenme ve kamp imkânı sunmaktadır.  İhtiyaç duyulan kafeteryalar, mangal yapabileceğiniz alanlar masa, sandalye ve tuvaletler mevcuttur. Ankara’ya 325 kilometre mesafede, İstanbul gişelerine ise uzaklığı 140 kilometredir.

KARAPINAR GÖLÜ

Adapazarı merkezine 14 kilometre mesafede yeni yerleşimler bölgesi Camili ve Korucuk köyleri arasında yer alan ormanın içerisinde bulunan doğal bir göldür. Yer altı ve ufaklı akarsuların beslediği göl içerisinde sonradan konulan ve üreyen tatlı su balıkları mevcuttur. Gölün çevresinde çeşitli sosyal etkinliklere olanak bulunmaktadır. Adapazarı Belediyesi tarafından 2009 yılında gölün kıyısına geniş hizmet seçenekleri sunan açık ve kapalı alanı olarak etkinliklere olanak sağlayan “Saklı Göl” adıyla sosyal tesis olarak düzenlenmiştir. Çeşitli özel menüleri içerisinde kuyu kebabı yenilmesi tavsiye olunur.


 

TAŞKISIĞI ( ÇALTICAK)  GÖLÜ

Adapazarı’nın kuzeyinde Taşkısığı ve İkizce köyleri arasında yer alır, yüzölçümü 90 hektardır. Kışın genişleyip yazın çekilmektedir. Dipten kaynayan sularla beslenir. Gölün kuzey kıyıları sazlık ve bataklık, güney kıyıları daha derindir. Poyrazlar Gölü’nün 15 kilometre kadar kuzeybatısında, Göktepe’nin kuzeyinde, 3 kilometre aralıkla iki küçük göl vardır. Bunlardan batıdaki göle Taşkısığı (Çaltıcak) Gölü denir. Gölün tatlı olan suyunda sazan, kerevit ve tatlı su balıkları yaşamakta ve olta balıkçılığı yapılmaktadır.

ADAPAZARI OVASI ( AKOVA)

Sakarya il topraklarının % 34’ü dağlardan, % 44’ü platolardan ve % 22’si ovalardan ibarettir. Sakarya topraklarının alanı 50015 kilometrekaredir. Güneyden kuzeye doğru uzanarak Karadeniz’e açılan il alanı jeolojik üçüncü zaman sonları ile dördüncü zaman başlarında son şeklini almıştır. Bu jeolojik devirlerde meydana gelen büyük kıvrılma ve kırılma hareketleriyle Trakya’nın güneye, Kocaeli Yarımadasının kuzeye doğru farklı yönlerde çarpılmasına sebep olmuştur. Bu çarpılma sonucu biri Karadeniz’e öteki Marmara Denizine açılan iki vadinin çökmesiyle İstanbul Boğazı meydana gelerek, Akdeniz’le Karadeniz’in birleştiği tahmin edilmektedir. Çarpılmanın etkisi Sakarya ilinde daha güçlü olmuş ve il alanı Karadeniz’e doğru eğim kazanmıştır. Sakarya Nehri, İç Batı Anadolu platolarından taşıdığı toprağı bu bölgeye yığarak Alüvyonlu (alüvyal) ve killi (kolüvyal) ovaları meydana getirmiştir.

ÇARK ( MELAS) DERESİ

Sapanca Gölü’nün fazla sularını Sakarya Nehri aracıyla Karadeniz’e boşaltmak için kullandığı deredir. Adapazarı ilçesi Çark Mesire’ye ve Meles Deresine adını veren “Çark”’ın ilki çark, Sapanca Gölü’nün fazla sularını Sakarya Nehri aracıyla Karadeniz’e boşaltmak için kullandığı nehrin üzerine 1724 yılında Devoğlu Mustafa tarafından “Bostan dolabını andıran bir su dolabı ve su terazisi” yapılmasıdır. Bu çark’tan kanallar-arklar açılarak “Çeşmelerin ve Çark’tan şehir içine en yakın güzergâh olarak Bahçıvan Sokağından (Eski Reji Caddesi) devam eden su kanalları güzergâhı üzerinden şehir merkezine gelerek Orta Camii Şadırvanına, Aynalıkavak Çarşısı mevki ve Pirinç pazarında bulunan çeşmelere kadar gelmiştir. Asıl önemli çark Sultan II. Abdülhamid’in ülkenin dört bir yanını imar etmek için Devlet hazinesinin imkânı dâhilinde çalışmalarında 1891-99 yıllarında Adapazarı Kaymakam’lığı yapan Mehmet Nüzhet Beyin gayretleriyle köprüler, mektepler, hükümet konaklarının yanında 1894 yılında Almanlara yaptırılan modern çark takip eder.

ÇARK MESİRE

Çark Mesire 19. yüzyıl başlarında Adapazarı’lılar tarafından kullanılmaya başlarken 1950 ortalarında İzmit’ten, İstanbul’dan gelen misafirlere de ev sahipliği yaptığı Çark deresinde sandallarla dolaşıldığı, Türkiye’nin önde gelen ses sanatçıların “Müzeyyen Senar, Zeki Müren” mesirede sahne aldığı, bayramlarda ve anılması gereken günlerde İstanbul’dan saz takımlarının getirildiği konserler verilen yer olarak hatırlanmaktadır. Çark Mesire; çarkın döndüğü, tahta masalı bahçelerin bulunduğu Adapazarılıların Kort Tenisi’nde müsabakaların yapıldığı hafızalardan silinmemiştir. Günümüzde hala önemini koruyan Çark Mesire Adapazarı’nın önemli mesire alanlarından ve tarihe tanıklık eden mekânlar arasında başta gelmektedir. İçerisinde Adapazarı belediyesi Tarafından yaptırılan Nikâh Sarayı bulunmaktadır. Bugün hala önemini ve özelliğini koruyan Çark Mesire alanı Adapazarı hayatında önemli yer tutan mekânlarındandır. Mesire alanına ismini veren “Çark” alanının şehir merkezine bağlayan caddeye ismini  vererek “Çark Caddesi” adını almıştır.

 

SAKARYA NEHRİ

Sakarya iline adını veren “Sakarya Nehri” Afyon’nun kuzeyinde yer alan Bayat yaylasında doğar. Önce doğuya doğru akan nehir Sivrihisar Dağlarının eteklerinde keskin dönüşüyle kuzeye akmaya başlayacaktır. Sundiken ve Balaban Dağlarına varmadan Polatlı yakılarında Porsuk Çayı ve Ankara Çayı’nı alarak Geyve Boğazından geçer ve Adapazarı Ovasını suladıktan sonra Karasu sınırlarından Yenimahalle semtinden Karadeniz’e dökülür. Toplam uzunluğu 824 kilometre olan nehrin su toplama havzası yaklaşık 54 kilometrekaredir. Kuzeybatı Anadolu’nun en büyük nehridir.